Almanya’da bir Hırsızlık Hikayesi:
Bangladeş'ten:
Yine bir müşterimiz, Bangladeş’teki fabrikalarına teknisyen, üretim şefleri gönderiyordu. Ben hayat şartlarını merak ettiğimde, oldukça iyi şartlarda yaşadıklarını ifade etmek için “çorapları bile ütüleniyor” demişti.
Ve Fas'tan:
Lojman ve
içindeki eşyalar hırsızlığa, yangına vs dair sigortalanacak mıdır? Bizimkiler şirketimiz tarafından
sigortalanmamıştı. Ben de
sigortalatmamıştım. Doğrusu Almanya’da
ve hatta Frankfurt’ta hırsızlık ile karşılaşacağımı düşünmemiştim. Ve bir gün Frankfurt ofisimizde benim gibi
expatriate olarak çalışan Avusturyalı arkadaşımın evine hırsızlar girdi. Evleri
bizimkine nispeten yakın, çok büyük olmamakla beraber yerleşim birimi içinde
idi. Olay hafta sonu gerçekleşmiş. Arkadaşım ailesi ile akşamüstü evine
geldiğinde, hırsızların pencereden (aksamı kırarak) girdiklerini görmüş. Değerli (özel notebook gibi) bazı eşyaları
çalınmıştı. Benden farklı olarak,
arkadaşım sigorta yaptırmıştı.
Hatırladığım kadarı ile sigorta işlemleri çok uzun sürdü ve kayıplarının
hepsi olmasa da, bir kısmı sigorta tarafından karşılandı. Çok yüksek bir masraf, pencerenin tamiri için
harcandı.
Hindistan’da Lojman Örneği:
Özellikle
genç (belki de öğrenci) okuyanlar, temizlik ve güvenlik
hizmetlileri gerekliliğini okuyunca, bunların çok üst düzey yöneticiler için
yazıldığını düşünebilirler. Hemen
düzeltmek isterim ki, çalışılacak ülkeye göre herhangi bir expatriate pozisyonu
içinde geçerli olabilir. Örneğin bir
arkadaşım Hindistan’a atanmıştı. Şirketinin Banglore ofisinde görev
alacaktı. İki çocuklu bir ailesi
vardı. Şirketinin ayarladığı emlakçılar
ev alternatifleri göstermeye başlayınca çok şaşırmışlar. 10 odalı, iki-üç katlı malikaneler. Arkadaşlarım önce itiraz etmişler bize üç
odalı bir apartman dairesi yeter diye.
Ancak güvenlik sebebi ile şehrin sadece belli bölgelerinde kalınabiliyormuş
ki genelde tüm expatriate’lar aynı yerlerde yaşıyormuş. Buralarda da evler hep malikane
tarzındaymış. Bu tip evlerde de muhakkak
2-3 hizmetli olurmuş. Bu anlattıklarım
da (kira bedeli, hizmetli maaşları) oldukça düşük rakamlara mal oluyormuş.
Bangladeş'ten:
Yine bir müşterimiz, Bangladeş’teki fabrikalarına teknisyen, üretim şefleri gönderiyordu. Ben hayat şartlarını merak ettiğimde, oldukça iyi şartlarda yaşadıklarını ifade etmek için “çorapları bile ütüleniyor” demişti.
Fas’taki
genel müdürümüz, bir Fransız expatriate idi.
Kendisine şirket lojmanı tahsis edilmişti. Anlattığına göre, Fas’taki expatriate’ların
gene uygulaması olarak hem evinde hizmetli işe almıştı, hem de bahçede duran,
gerektiğinde aileye şöförlük yapan ama daha çok güvenliği sağlayan bir
yardımcıları da vardı. Şirket bu
masrafları karşılamıyordu ama 4 çocuklu bir aile için, oldukça düşük maaşları
da dikkate aldığımızda bu giderler lüks sayılmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder