23 Nisan 2012 Pazartesi

Farklı Ülkelerden Lojman Hikayeleri

Almanya’da bir Hırsızlık Hikayesi: 

Lojman ve içindeki eşyalar hırsızlığa, yangına vs dair sigortalanacak mıdır?   Bizimkiler şirketimiz tarafından sigortalanmamıştı.  Ben de sigortalatmamıştım.  Doğrusu Almanya’da ve hatta Frankfurt’ta hırsızlık ile karşılaşacağımı düşünmemiştim.  Ve bir gün Frankfurt ofisimizde benim gibi expatriate olarak çalışan Avusturyalı arkadaşımın evine hırsızlar girdi. Evleri bizimkine nispeten yakın, çok büyük olmamakla beraber yerleşim birimi içinde idi.  Olay hafta sonu gerçekleşmiş.  Arkadaşım ailesi ile akşamüstü evine geldiğinde, hırsızların pencereden (aksamı kırarak) girdiklerini görmüş.  Değerli (özel notebook gibi) bazı eşyaları çalınmıştı.  Benden farklı olarak, arkadaşım sigorta yaptırmıştı.  Hatırladığım kadarı ile sigorta işlemleri çok uzun sürdü ve kayıplarının hepsi olmasa da, bir kısmı sigorta tarafından karşılandı.  Çok yüksek bir masraf, pencerenin tamiri için harcandı.

Hindistan’da Lojman Örneği:

Özellikle genç (belki de öğrenci) okuyanlar, temizlik ve güvenlik hizmetlileri gerekliliğini okuyunca, bunların çok üst düzey yöneticiler için yazıldığını düşünebilirler.  Hemen düzeltmek isterim ki, çalışılacak ülkeye göre herhangi bir expatriate pozisyonu içinde geçerli olabilir.  Örneğin bir arkadaşım Hindistan’a atanmıştı. Şirketinin Banglore ofisinde görev alacaktı.  İki çocuklu bir ailesi vardı.  Şirketinin ayarladığı emlakçılar ev alternatifleri göstermeye başlayınca çok şaşırmışlar.  10 odalı, iki-üç katlı malikaneler.  Arkadaşlarım önce itiraz etmişler bize üç odalı bir apartman dairesi yeter diye.  Ancak güvenlik sebebi ile şehrin sadece belli bölgelerinde kalınabiliyormuş ki genelde tüm expatriate’lar aynı yerlerde yaşıyormuş.  Buralarda da evler hep malikane tarzındaymış.  Bu tip evlerde de muhakkak 2-3 hizmetli olurmuş.  Bu anlattıklarım da (kira bedeli, hizmetli maaşları) oldukça düşük rakamlara mal oluyormuş. 

Bangladeş'ten:
Yine bir müşterimiz, Bangladeş’teki fabrikalarına teknisyen, üretim şefleri gönderiyordu.  Ben hayat şartlarını merak ettiğimde, oldukça iyi şartlarda yaşadıklarını ifade etmek için “çorapları bile ütüleniyor” demişti. 

Ve Fas'tan:

Fas’taki genel müdürümüz, bir Fransız expatriate idi.  Kendisine şirket lojmanı tahsis edilmişti.  Anlattığına göre, Fas’taki expatriate’ların gene uygulaması olarak hem evinde hizmetli işe almıştı, hem de bahçede duran, gerektiğinde aileye şöförlük yapan ama daha çok güvenliği sağlayan bir yardımcıları da vardı.  Şirket bu masrafları karşılamıyordu ama 4 çocuklu bir aile için, oldukça düşük maaşları da dikkate aldığımızda bu giderler lüks sayılmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder