Ev alternatiflerini araştırırken Frankfurt ofisimden bir arkadaşım ve onun organize ettiği bir emlakçı bize yardımcı oldu. Ancak Avrupa’da internet üzerinden araştırmanında mümkün olduğunu, ve birçok satılık-kiralık ilanı olan emlakçı siteleri olduğunu belirtmeliyim. Gelişmiş ülkelerde internet verimli olarak kullanılabilirken, az gelişmiş ülkelerde geleneksel yöntemler ile aramak dışında fazla bir alternatif yok.
Bize gösterilen evleri kıyaslamak ve kararımızı verirken bize yardımcı olması için, önceliklerimize göre bazı kriterler belirledik:
Coğrafi Konum - Bölge: Bu kriter, şehrin hangi bölgesinde kalmak istediğimize dair bir öncelik. Biz örneğin şehir merkezinde kalmayı tercih etmedik. Park problemi, şehir kalabalığı, park ve bahçelerden nispeten uzaklık, güvenlik ile ilgili bazı tereddütlerimizden dolayı Frankfurt şehir merkezinden dışarı çıktık. Öte yandan, hem ofisime hem de oldukça sık seyahatlerimden dolayı havalimanına yakın bölgeleri araştırdık. Burası da şehrin güney doğu bölgesi idi.
Güvenlik: Yurt dışında yaşanılacak eve karar verirken, doğal olarak seçilen bölgenin güvenliği ön plana çıkacaktır. Tabi Avrupa ülkeleri genel olarak güvenli olarak bilinir. Bu kriter daha çok az gelişmiş ülkelerde önemlidir denebilir. Ancak, iki örnekle konuyu derinleştirmek isterim. Biraz önce belirttiğim gibi, ofisimde beraber çalıştığımız expatriate arkadaşım, bize yaklaşık 3-4 KM daha uzaklıkta, Frankfurt’a bize göre daha uzakta ev tutmuştu. Hırsızlar evine girdi ve bayağı malzeme çaldılar. Bir kısmını sigorta’dan alabildi. Ancak evin tamir masrafları (kırılan pencere vs) sigorta kapsamında değildi ve oldukça yüksek masrafa yol açtı. Yine bizim Almanya’da ikamet ettiğimiz dönemde ve sonrasında Türklerin de kaldığı bazı binalar kundaklandı. Ne yazık ki yanarak ölen insanlarımız oldu. O yüzden, kalacağınız ülke ne kadar gelişmiş olursa olsun, güvenlik faktörüne dikkat etmek lazım.
Apartman Büyüklüğü: Kaç odalı bir ev istediğinize dair. Almanya’da salonu da normal odadan sayıyorlar. Dolayısı ile 3+1 gibi bir kavram yok. Evler genelde düşük metrekareli. Ancak kullanışlı. Örneğin bizim evimiz 100 m2’lik 4 odalı (salon dahil) bir apartman dairesi idi. Ancak bir banyo, bir tuvaleti, geniş salonu, büyük balkonu, kileri ile son derece geniş ve kullanışlı idi. Evi görmeden sadece m2 büyüklüğüne bakarak eleseydik, bu kadar memnun kaldığımız evimizi göremeyecektik.
Mutfak: Almanya’da kiralık evler iki şekilde kategorize edilebiliyor: Mutfaklı olanlar ve mutfaksız olanlar. Mutfaksız demek mutfak mobilyası ve beyaz eşyası olmayan anlamında, diğerleri gibi boş bir oda. İnanması güç ama mutfaklı evlerin adedi çok az. İnsanlar kendi mutfaklarını yaptırmayı tercih ediyorlar. Bize alternatif olarak sunulan evlerin sadece yüzde 10’u mutfaklı idi. Seçtiğimiz evinde mutfağı boştu. Bir mutfak firmasına sipariş verdik ve yaklaşık 3000 EU maliyet ve 4 hafta sonrasında, mutfağımıza kavuştuk. Biz boşalttıktan sonra evi kiralayanlar da, bizim mutfağımızı satın almayı kabul etmedi, kendi mutfaklarını yaptırdılar. Bizim mutfakta, şirketimizin deposuna gönderildi. Halen depoda kullanılıyormuş, ara sıra iş arkadaşlarım “geçen gün sizin mutfakta çay içtik” diyerek şakalaşıyorlar.
Müstakil – Apartman: Almanya’da iki şekilde ev bulmak mümkün: Apartmanda daire veya müstakil (bir, iki veya üç katlı) ev. Biz müstakile benzer bir apartman tuttuk. Giriş katında Alman bir aile, birinci katta ise biz yaşıyorduk. Paylaşabildiğimiz bahçemiz vardı. Ancak isteseydik müstakil, bahçeli bir evde tutabilirdik. Müstakil evlerin temel dezavantajı bakım sayılabilir. Bir kaç katlı bir evi temiz tutmak, apartmana göre daha zor. Üstelik bahçe bakımı, kar yağdığında bina etrafının temizliği gibi sorumlulukları da var müstakil evin. Apartman olduğu zaman bu sorumlulukları komşular ile paylaşabiliyorsunuz.
Kat No: Eğer bir apartman dairesinde oturulacak ise, dairenin kaçıncı katta olduğu önemli. Çünkü apartmanlarda genelde asansör yok. Merdivenler bol bol kullanılacak.
· Çöpleri indirmek için,
· Alışveriş torbalarını taşımak için,
· Muhtemelen en alt kattaki kilerde bulunan çamaşır makinelerine gidip gelmek ve kirli/yıkanmış çamaşırları taşımak için,
· Yine en alt kattaki depoyu kullanmak için,
Depo - Kiler: Çok çocuklu aileler için kaçınılmaz bir öncelik olabilir. Biz faydalandık ama evi seçmemizde çok öncelikli bir kriter değildi.
Çamaşır Yıkama Yeri: Almanya’da çamaşır yıkama yerleri, genel olarak apartmanın dışında. Genellikle en alt kattaki kilerin yanında, komşularca ortak kullanılan bir odada yer alıyor. Bu ortak bölümde, her daire için elektrik prizleri, sıcak ve soğuk su muslukları var. Apartman sakinleri çamaşır ve varsa kurutmak makinelerini bu bölümde tutuyor. Çamaşır asacak yerde bırakılıyor genelde. Eğer bu şekilde bir ev istemiyorsanız, müstakil sizin için daha uygun olabilir. Yıkadığımız çamaşır için kullandığınız su ve elektrikte faturanıza dahil ediliyor.
Yeri gelmişken önemli bir hatırlatmayı da kurutma makineleri ile ilgili yapmak isterim. Biz kurutma makinesini aldıktan sonra fark ettik ki, bir hava borusu ile apartman dışına açılan kapağa bağlamamız gerekli. Şansımıza böyle bir kapak vardı. Ancak kurutma makinesini kendi dairesine koyacaklar, veya hava kapağı olmayan kilerler için farklı bir çeşit kurutma makinesi varmış, alırken bu çeşidi terci etmekte fayda var (özellikle Türkiye’ye getirecekler için).
Park Yeri – Garaj: Şirket veya özel araçlarınızı park edecek açık veya kapalı yer mevcut mu? Kapalı garajın avantajları, özellikle kışın buzlanmaya karşı bir önlem. Aksi takdirde soğuk Frankfurt sabahları arabayı 5-10 dakika ısıtarak, camlardaki buzları çözmek gerekiyor. Garajın başka bir avantajı da seyahatte iken arabayı bırakabilmektir. Ancak garaj için ekstra kira ödenmesi gerekebilir.
Isınma Şekli: Bu konuda alternatif var mı, bilemiyorum. Biz bağlı olduğumuz enerji şirketine düzenli para ödüyorduk. Sene sonunda da ödediğimiz ortalama ücretten fazla tükettiysek, ekstra para gönderirken, az tükettiysek, para iadesi alıyorduk. Doğal gaz kullanılıyordu. Odalarda radyatörler vardı. Ancak kombi sistemi değil, merkezi bir sistem ile.
Toplu Ulaşım İmkanları: Önemli kriterlerden biri, tutulacak ev ile toplu taşıma araç ve duraklarına ne kadar uzaklıkta olunacak? Otobüs, tren ve metrodan faydalanılabilecek mi? Aksi takdirde özel bir araç satın almak şart (eğer şehir merkezinde ev tutmadıysanız). Almanya’da çok az taksi kullandık. Taksilerin nispeten pahalı oldukları söylenebilir. Tren’e binmişliğimiz vardır. Ancak daha çok şirket ve özel arabamızı kullandık.
Okul, Yuva – Hastane Yakınlık: Bu kriter öncelikli ise, çocukların kullanacakları okula veya yuvaya karar verildikten sonra ev tutulabilir. Yine sağlık ile ilgili hususlar var ise, hastane veya muayenehanelere yakın bir ev tutulabilir.
Park, Bahçe ve Alışveriş Merkezlerine Yakınlık: Özellikle araba olmayacak ise, ev halkı için park-bahçelere, alışveriş merkezlerine yakınlık önemlidir. Almanya’da takdir edilecek faktörlerden biri ise, her yerleşim biriminde büyük sosyal imkanlar olmasıdır. Küçük veya büyük bir yerleşim birimi olmasına bakmadan, parklar, bahçeler, kapalı yüzme havuzları gibi herkesin çoğu zaman ücretsiz olarak kullanabileceği imkanlar mevcuttur. Bunlara uzak olabilmek için bayağı çaba göstermek lazım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder