27 Ocak 2013 Pazar

Almanya’daki PKK Sempatizanları

Bizim yaşadığımız Heusenstamm’a yakın Neu Isenburg isimli Frankfurt’un bir mahallesi vardı.  Bazen ofise giderken buradan geçerdim.  Çoğu zamanda ailece burada Neu Isenburg Zentrum isimli alışveriş merkezine de giderdik.  Ara sıra gözüme çok katlı bir iş merkezinin bir katında Türkçe yayınlanan bir gazete ofisine takılırdı.  Eylül 2005’te yanılmıyorsam Hürriyet Avrupa’da bir haber okudum:  Neu Isenburg’da faaliyet gösteren PKK yanlısı Mezopotamya Haber Ajansı ve bu ajansa bağlı gazete Alman Devleti tarafından kapatılmış.  Doğrusu Almanya’da satılan Türkçe gazete ve dergilerin arasında PKK yayınları vardı.  Hala var mı bilmiyorum?  Benim ilgimi çeken tüm PKK yayınlarının Kürtçe değil Türkçe basılmış ve satılıyor olmasıydı.

Döner aldığım bazı dönercilerin, ya da alışveriş yaptığım bazı marketlerin PKK sempatizanı olabileceğini düşünüyorum. Almanya içinde yaptığım çeşitli seyahatlerde, birkaç kez şehir merkezlerinde PKK’lıların açtığı standlara rastlamıştım.  Bir masanın üzerinde poster ve broşürler ile, birkaç PKK sempatizanı örgüt propagandası yapıyordu.  Yine ailece yaptığımı turistik bir seyahatte (Wernagorade yanılmıyorsam) merkezdeki bir dönerciden döner aldım.  Adam beni görünce çok şaşırdı, “buralara hep Avrupalı turist gelir ve Türkler bulunmaz” diye. Memleketimi sordu, Ankaralı olduğumu söyleyince, “Batı Anadolu’dansın demek” dedi ve ters ters baktı.  Doğrusu bir Ankaralı olarak, hiçbir zaman bu şekilde nitelendirilmemiştim ama Muşlu olduğunu öğrendiğim dönercinin ters bakışları beni rahatsız etti.

Özel kullanımımız için arabayı Türkiye’den göç etmiş, Almanya’da yaşayan bir Kürt aileden almıştık.  Parayı ödemeden sordum:  “Terörle bir alakanız oldu mu yoksa kusura bakma hakkımı helal edemem”.  Doğrusu bu soruyu sormadan çok düşündüm.  Sadece Kürt kökenli olan Anadolu’dan göçen bir aileye böyle bir soru sormaya hakkım var mı diye?  Öte yandan Almanya’daki kısa tecrübemde birçok PKK sempatizanı ile karşı karşıya gelmiştim.  Sorunun muhattabı hiç garipsemedi, “bizim terörle işimiz olmaz dedi, sen de hakkını helal et” dedi.  Helalleştik.

Eylül 2009’da bir iş seyahati için Düsseldorf havalimanına inip, taksi ile Wuppertal’a geçmiştim.  Şehre girdiğimde bir yürüyüşe rastladım.  100 kişilik bir PKK grubu, polis kontrolünde yürüyüş yapıyordu. Üzerlerinde Abdullah Öcalan’ın resmi olan t-shirtler, ellerinde posterler vardı. Almanya’da yaşadığım üç sene boyunca hiç bu kadar kapsamlı ve organize bir eylem görmemiştim.  Gösteri yapılan dönemin, o dönemde görev yapan Türk hükümetinin “Kürt Açılımı” adında bir program üzerinde çalıştığı günlere denk geldiğini anımsıyorum.