20 Mayıs 2012 Pazar

Maaş ve Gelir Paketine Dair Konular:

Genelde expatriate ile yerel yöneticiler arasında hem maaş hem de gelir paketine dair expatriate lehinde farklılıklar vardır.  Expatriate kendi düzenini bozarak, evi ve ülkesini geçici olarak geride bırakmış, farklı bir ülkede belli bir süre çalışmayı ve yaşamayı varsa ailesi ile beraber kabul etmiş kişidir.  Şirketi de farklı maaş ve gelir paketiyle bu durumu tazmin eder.  Transfer öncesi konuşulup, teyitleşilmesinde fayda olan konular:

Maaş: Anlaşma/teklif net mi, brüt mü?  Brüt ise çalışılacak ülkedeki kanunlara göre net maaş ne olacaktır?  Anlaşma/teklif aylık mı, yıllık maaş mı? 

İkramiye:  Sabit gelire ek olarak komisyon (satış veya karlılık üzerinden) ve/veya ikramiye (yıllık net veya brüt gelir üzerinden belli bir oran) var mıdır?

Ödeme Şartları:  Hangi kur üzerinden ödenecektir?  Ödeme hangi ülkede gerçekleştirilecektir?  Çalışılacak ülkede ödenecek ise, yurtdışı transferlerinde problem var mıdır?  Hangi zaman diliminde ödenecektir?  Örneğin maaş her ayın ilk üç günü, ikramiye Ocak ayının son haftası vb gibi.

Özel Emeklilik Fonu:  Şirket çalışılacak ülkenin resmi sosyal sigorta kurumuna ek olarak, expatriate için özel bir emeklilik programı sağlayacak mıdır?  Ya da bir başka deyişle, yerel şirketinde böyle bir program var ise, transfer sonrası devam edecek midir? 

Sağlık Sigortası ve İlgili Konular:  Özel bir sağlık sigortası sağlayacak mıdır?  Kapsama alanı ve limitleri ne olacaktır?  Ödeme oranı ne olacaktır (şahıs katkı payı olacak mıdır)?  Hangi ülkelerde geçerli olacaktır?  Çok seyahat edilecekse, bu bölgelerde geçerli olacak mıdır?

Hayat Sigortası:  Paket hayat sigortasını içermekte midir? Riskli ülkelere seyahat halinde, şirket çalışana özel bir hayat sigortası yaptıracak mıdır?

Ulaşım:  Yaşanacak ülkedeki ulaşım nasıl olacak?  Çalışana ve aileye şirket arabası sağlanacak mı?  Sadece çalışana araba verilecek ise, eşin arabası için bir destek var mı?  Araba kullanmanın riskli olduğu bir ülke ise şöför imkanı var mı?  

İletişim:  İletişim için ne gibi imkanlar var:  Çalışana ve eşe cep telefonu, eve hat, internet erişimi vb gibi.  

Diğer Araçlar:  Başka ne gibi araçlar sağlanıyor?

Çalışma Takvimi:  Sadece yerel çalışma takvimi mi dikkate alınacak?  Yoksa çalışanın kendi ülkesindeki dini ve milli bayramlar da dikkate alınıyor mu?  Yerel çalışma takviminin dikkate alınmadığı durumlar da söz konusu olacak mı?

Seyahat Harcırahı:  Yerel şirketin o ülkenin kanunlarına istinaden harcırah kuralları mı geçerli olacak?  Yoksa expatriate’lara özel uygulama var mı?

7 Mayıs 2012 Pazartesi

Ev Kriterleri

Ev alternatiflerini araştırırken Frankfurt ofisimden bir arkadaşım ve onun organize ettiği bir emlakçı bize yardımcı oldu.  Ancak Avrupa’da internet üzerinden araştırmanında mümkün olduğunu, ve birçok satılık-kiralık ilanı olan emlakçı siteleri olduğunu belirtmeliyim.  Gelişmiş ülkelerde internet verimli olarak kullanılabilirken, az gelişmiş ülkelerde geleneksel yöntemler ile aramak dışında fazla bir alternatif yok.

Bize gösterilen evleri kıyaslamak ve kararımızı verirken bize yardımcı olması için, önceliklerimize göre bazı kriterler belirledik:

Coğrafi Konum - Bölge: Bu kriter, şehrin hangi bölgesinde kalmak istediğimize dair bir öncelik.  Biz örneğin şehir merkezinde kalmayı tercih etmedik.  Park problemi, şehir kalabalığı, park ve bahçelerden nispeten uzaklık, güvenlik ile ilgili bazı tereddütlerimizden dolayı Frankfurt şehir merkezinden dışarı çıktık.  Öte yandan, hem ofisime hem de oldukça sık seyahatlerimden dolayı havalimanına yakın bölgeleri araştırdık.  Burası da şehrin güney doğu bölgesi idi.

Güvenlik: Yurt dışında yaşanılacak eve karar verirken, doğal olarak seçilen bölgenin güvenliği ön plana çıkacaktır.  Tabi Avrupa ülkeleri genel olarak güvenli olarak bilinir.  Bu kriter daha çok az gelişmiş ülkelerde önemlidir denebilir. Ancak, iki örnekle konuyu derinleştirmek isterim.  Biraz önce belirttiğim gibi, ofisimde beraber çalıştığımız expatriate arkadaşım, bize yaklaşık 3-4 KM daha uzaklıkta, Frankfurt’a bize göre daha uzakta ev tutmuştu.  Hırsızlar evine girdi ve bayağı malzeme çaldılar.  Bir kısmını sigorta’dan alabildi.  Ancak evin tamir masrafları (kırılan pencere vs) sigorta kapsamında değildi ve oldukça yüksek masrafa yol açtı.  Yine bizim Almanya’da ikamet ettiğimiz dönemde ve sonrasında Türklerin de kaldığı bazı binalar kundaklandı.  Ne yazık ki yanarak ölen insanlarımız oldu.  O yüzden, kalacağınız ülke ne kadar gelişmiş olursa olsun, güvenlik faktörüne dikkat etmek lazım.

Apartman Büyüklüğü:  Kaç odalı bir ev istediğinize dair.  Almanya’da salonu da normal odadan sayıyorlar.  Dolayısı ile 3+1 gibi bir kavram yok.  Evler genelde düşük metrekareli.  Ancak kullanışlı.  Örneğin bizim evimiz 100 m2’lik 4 odalı (salon dahil) bir apartman dairesi idi.  Ancak bir banyo, bir tuvaleti, geniş salonu, büyük balkonu, kileri ile son derece geniş ve kullanışlı idi.  Evi görmeden sadece m2 büyüklüğüne bakarak eleseydik, bu kadar memnun kaldığımız evimizi göremeyecektik.

Mutfak:  Almanya’da kiralık evler iki şekilde kategorize edilebiliyor:  Mutfaklı olanlar ve mutfaksız olanlar.  Mutfaksız demek mutfak mobilyası ve beyaz eşyası olmayan anlamında, diğerleri gibi boş bir oda.  İnanması güç ama mutfaklı evlerin adedi çok az.  İnsanlar kendi mutfaklarını yaptırmayı tercih ediyorlar.  Bize alternatif olarak sunulan evlerin sadece yüzde 10’u mutfaklı idi.  Seçtiğimiz evinde mutfağı boştu.  Bir mutfak firmasına sipariş verdik ve yaklaşık 3000 EU maliyet ve 4 hafta sonrasında, mutfağımıza kavuştuk.  Biz boşalttıktan sonra evi kiralayanlar da, bizim mutfağımızı satın almayı kabul etmedi, kendi mutfaklarını yaptırdılar.  Bizim mutfakta, şirketimizin deposuna gönderildi.  Halen depoda kullanılıyormuş, ara sıra iş arkadaşlarım “geçen gün sizin mutfakta çay içtik” diyerek şakalaşıyorlar.

Müstakil – Apartman:  Almanya’da iki şekilde ev bulmak mümkün:  Apartmanda daire veya müstakil (bir, iki veya üç katlı) ev.  Biz müstakile benzer bir apartman tuttuk.  Giriş katında Alman bir aile, birinci katta ise biz yaşıyorduk.  Paylaşabildiğimiz bahçemiz vardı.  Ancak isteseydik müstakil, bahçeli bir evde tutabilirdik.  Müstakil evlerin temel dezavantajı bakım sayılabilir.  Bir kaç katlı bir evi temiz tutmak, apartmana göre daha zor.  Üstelik bahçe bakımı, kar yağdığında bina etrafının temizliği gibi sorumlulukları da var müstakil evin.  Apartman olduğu zaman bu sorumlulukları komşular ile paylaşabiliyorsunuz.

Kat No:  Eğer bir apartman dairesinde oturulacak ise, dairenin kaçıncı katta olduğu önemli.  Çünkü apartmanlarda genelde asansör yok.  Merdivenler bol bol kullanılacak. 
·         Çöpleri indirmek için,
·         Alışveriş torbalarını taşımak için,
·         Muhtemelen en alt kattaki kilerde bulunan çamaşır makinelerine gidip gelmek ve kirli/yıkanmış çamaşırları taşımak için,
·         Yine en alt kattaki depoyu kullanmak için,

Depo - Kiler:  Çok çocuklu aileler için kaçınılmaz bir öncelik olabilir.  Biz faydalandık ama evi seçmemizde çok öncelikli bir kriter değildi.

Çamaşır Yıkama Yeri:  Almanya’da çamaşır yıkama yerleri, genel olarak apartmanın dışında.  Genellikle en alt kattaki kilerin yanında, komşularca ortak kullanılan bir odada yer alıyor.  Bu ortak bölümde, her daire için elektrik prizleri, sıcak ve soğuk su muslukları var.  Apartman sakinleri çamaşır ve varsa kurutmak makinelerini bu bölümde tutuyor.  Çamaşır asacak yerde bırakılıyor genelde.  Eğer bu şekilde bir ev istemiyorsanız, müstakil sizin için daha uygun olabilir.  Yıkadığımız çamaşır için kullandığınız su ve elektrikte faturanıza dahil ediliyor.

Yeri gelmişken önemli bir hatırlatmayı da kurutma makineleri ile ilgili yapmak isterim.  Biz kurutma makinesini aldıktan sonra fark ettik ki, bir hava borusu ile apartman dışına açılan kapağa bağlamamız gerekli.  Şansımıza böyle bir kapak vardı.  Ancak kurutma makinesini kendi dairesine koyacaklar, veya hava kapağı olmayan kilerler için farklı bir çeşit kurutma makinesi varmış, alırken bu çeşidi terci etmekte fayda var (özellikle Türkiye’ye getirecekler için).

Park Yeri – Garaj: Şirket veya özel araçlarınızı park edecek açık veya kapalı yer mevcut mu?  Kapalı garajın avantajları, özellikle kışın buzlanmaya karşı bir önlem.  Aksi takdirde soğuk Frankfurt sabahları arabayı 5-10 dakika ısıtarak, camlardaki buzları çözmek gerekiyor.  Garajın başka bir avantajı da seyahatte iken arabayı bırakabilmektir.  Ancak garaj için ekstra kira ödenmesi gerekebilir.

Isınma Şekli:  Bu konuda alternatif var mı, bilemiyorum.  Biz bağlı olduğumuz enerji şirketine düzenli para ödüyorduk.  Sene sonunda da ödediğimiz ortalama ücretten fazla tükettiysek, ekstra para gönderirken, az tükettiysek, para iadesi alıyorduk.  Doğal gaz kullanılıyordu.  Odalarda radyatörler vardı.  Ancak kombi sistemi değil, merkezi bir sistem ile.

Toplu Ulaşım İmkanları:  Önemli kriterlerden biri, tutulacak ev ile toplu taşıma araç ve duraklarına ne kadar uzaklıkta olunacak?  Otobüs, tren ve metrodan faydalanılabilecek mi?  Aksi takdirde özel bir araç satın almak şart (eğer şehir merkezinde ev tutmadıysanız).  Almanya’da çok az taksi kullandık.  Taksilerin nispeten pahalı oldukları söylenebilir. Tren’e binmişliğimiz vardır.  Ancak daha çok şirket ve özel arabamızı kullandık.

Okul, Yuva – Hastane Yakınlık:  Bu kriter öncelikli ise, çocukların kullanacakları okula veya yuvaya karar verildikten sonra ev tutulabilir.  Yine sağlık ile ilgili hususlar var ise, hastane veya muayenehanelere yakın bir ev tutulabilir.

Park, Bahçe ve Alışveriş Merkezlerine Yakınlık:  Özellikle araba olmayacak ise, ev halkı için park-bahçelere, alışveriş merkezlerine yakınlık önemlidir.  Almanya’da takdir edilecek faktörlerden biri ise, her yerleşim biriminde büyük sosyal imkanlar olmasıdır.  Küçük veya büyük bir yerleşim birimi olmasına bakmadan, parklar, bahçeler, kapalı yüzme havuzları gibi herkesin çoğu zaman ücretsiz olarak kullanabileceği imkanlar mevcuttur.  Bunlara uzak olabilmek için bayağı çaba göstermek lazım.

23 Nisan 2012 Pazartesi

Farklı Ülkelerden Lojman Hikayeleri

Almanya’da bir Hırsızlık Hikayesi: 

Lojman ve içindeki eşyalar hırsızlığa, yangına vs dair sigortalanacak mıdır?   Bizimkiler şirketimiz tarafından sigortalanmamıştı.  Ben de sigortalatmamıştım.  Doğrusu Almanya’da ve hatta Frankfurt’ta hırsızlık ile karşılaşacağımı düşünmemiştim.  Ve bir gün Frankfurt ofisimizde benim gibi expatriate olarak çalışan Avusturyalı arkadaşımın evine hırsızlar girdi. Evleri bizimkine nispeten yakın, çok büyük olmamakla beraber yerleşim birimi içinde idi.  Olay hafta sonu gerçekleşmiş.  Arkadaşım ailesi ile akşamüstü evine geldiğinde, hırsızların pencereden (aksamı kırarak) girdiklerini görmüş.  Değerli (özel notebook gibi) bazı eşyaları çalınmıştı.  Benden farklı olarak, arkadaşım sigorta yaptırmıştı.  Hatırladığım kadarı ile sigorta işlemleri çok uzun sürdü ve kayıplarının hepsi olmasa da, bir kısmı sigorta tarafından karşılandı.  Çok yüksek bir masraf, pencerenin tamiri için harcandı.

Hindistan’da Lojman Örneği:

Özellikle genç (belki de öğrenci) okuyanlar, temizlik ve güvenlik hizmetlileri gerekliliğini okuyunca, bunların çok üst düzey yöneticiler için yazıldığını düşünebilirler.  Hemen düzeltmek isterim ki, çalışılacak ülkeye göre herhangi bir expatriate pozisyonu içinde geçerli olabilir.  Örneğin bir arkadaşım Hindistan’a atanmıştı. Şirketinin Banglore ofisinde görev alacaktı.  İki çocuklu bir ailesi vardı.  Şirketinin ayarladığı emlakçılar ev alternatifleri göstermeye başlayınca çok şaşırmışlar.  10 odalı, iki-üç katlı malikaneler.  Arkadaşlarım önce itiraz etmişler bize üç odalı bir apartman dairesi yeter diye.  Ancak güvenlik sebebi ile şehrin sadece belli bölgelerinde kalınabiliyormuş ki genelde tüm expatriate’lar aynı yerlerde yaşıyormuş.  Buralarda da evler hep malikane tarzındaymış.  Bu tip evlerde de muhakkak 2-3 hizmetli olurmuş.  Bu anlattıklarım da (kira bedeli, hizmetli maaşları) oldukça düşük rakamlara mal oluyormuş. 

Bangladeş'ten:
Yine bir müşterimiz, Bangladeş’teki fabrikalarına teknisyen, üretim şefleri gönderiyordu.  Ben hayat şartlarını merak ettiğimde, oldukça iyi şartlarda yaşadıklarını ifade etmek için “çorapları bile ütüleniyor” demişti. 

Ve Fas'tan:

Fas’taki genel müdürümüz, bir Fransız expatriate idi.  Kendisine şirket lojmanı tahsis edilmişti.  Anlattığına göre, Fas’taki expatriate’ların gene uygulaması olarak hem evinde hizmetli işe almıştı, hem de bahçede duran, gerektiğinde aileye şöförlük yapan ama daha çok güvenliği sağlayan bir yardımcıları da vardı.  Şirket bu masrafları karşılamıyordu ama 4 çocuklu bir aile için, oldukça düşük maaşları da dikkate aldığımızda bu giderler lüks sayılmaz.

20 Nisan 2012 Cuma

Transfer Zaman Planı ve Lojmana Dair Konular

Transfer zaman planı birçok açıdan önemlidir.  İyi bir plan yapılırsa, verimli bir transfer dönemi olur.  Bu sadece expatriate’ın yeni şirketindeki görev ve hedefleri için değil, eski şirketi içinde geçerlidir.  Sonuçta eski şirketindeki, eski pozisyonundaki görev ve sorumluluklar büyük bir ihtimalle yeni bir çalışana aktarılacaktır.  Bunun içinde bir oryantasyon dönemi gereklidir.  Bazı müşterileri ve/veya tedarikçileri de beraber ziyaret etmek, hem Allahaısmarladık demek, hem de aynı pozisyonda yeni görev alacak kişiyi tanıştırmak faydalı olacaktır.
Öte yandan bu zaman planını gerçekleştirmek elde olmayabilir.  Sonuçta oturma ve çalışma izinlerini almak, gidilecek ülkeye ve bu ülkenin yasa ve prosedürlerine göre farklılık gösterebilecektir.  Örneğin Frankfurt ofisinde beraber çalıştığımız bir expatriate arkadaşım vardı.  İspanya’daki şirketimize atandı.  Ancak çalışma ve oturma izinleri çok uzun sürdüğünden görevine turist vizesi ile başladı.  Daha çalışma ve oturma izinleri için İspanya’da başvurusu sonuçlanmamıştı ki, Portekiz’e atandı.  Tabi bu süreç içinde ailesi ile ayrı kalmak zorunda kaldı.

Transfer zaman planlaması ve yurtdışında ikamet edilecek lojmana dair önemli bulduğum alt başlıklar ve açıklamaları aşağıdaki gibidir:

Transfer Zaman Planı:  Mevcut şirketten pratikte ve resmi olarak ayrılık ne zaman gerçekleşecek?  Resmi ile kastettiğim eski şirketin bordrosundan ne zaman çıkış yapılacak, yeni şirketin bordrosuna ne zaman giriş yapılacak?  Pratik olarak kastettiğim ise, bazen bu süreç, resmi süreçten farklı olabilir.  Örneğin expatriate göreve başlar, resmi süreç daha ileriki aylarda gerçekleşir.

Lojman Zaman Planı:  Ev tutma süreci ve şartları nedir?  Ev tutana kadar yurt dışında ikamet nasıl olacaktır?  Bu süreçlerdeki masraflar nasıl karşılanacaktır?  Genelde ev tutulana veya tutulan evin hazır olmasına kadar belli bir süre geçer.  Bu sürede expatriate başka bir evde, şirketin lojmanında, otelde vb bir yerde geçici olarak ikamet edebilir.  Bazı şehirlerde expatriate’ların kısa veya uzun süreli konaklamaları ve ikametleri için rezidanslar vardır. 

Ön Ziyaret:  Transfer öncesi yaşanılacak şehire ve çalışılacak ofise bir ön ziyaret yapılacak mıdır?  Transferin duyurulmasından önce mi, sonra mı gerçekleştirilecektir?  Böyle bir ön ziyarette hem yaşanılacak ülke ve şehir ile ilgili genel bir kanı edinilebilir, hem de çalışılacak ofis ve iş arkadaşları ile aşina olunabilir. 

Lojmana Dair: Lojman ile ilgili sınırlamalar nelerdir?  Lojman araştırmasını kim yapacaktır?  Ev tutarken ortaya çıkacak emlakçı komisyonu, ev depozitosu gibi konular da şirketle önceden teyitleşilmelidir.

Nakliyeye Dair: Nakliye yöntemi ne olacaktır?  Sınırlamalar var mıdır? Nakliye şirketini kim araştıracaktır?  Sınırlamaya girebilecek örnekler arasında özel araç (araba-motorsiklet), canlı hayvan (at) veya taşımasında sigorta riski olan maddeler olabilir (antik eser, koleksiyon resim, piyano gibi).

Lojman Harcırahına Dair: Bütçe ne olacaktır?  Bütçeye neler dahildir?  Örneğin otopark, ısınma, su ve elektrik paraları, telefon, televizyon aylık vergisi, uydu, depozito, lojman tadilatı (boyama vs), depo gibi.  Yine temizlik ve güvenlik için hizmetli gerekliliği ve bütçeye dahil olup olmadığı konuşulmalıdır.

Nakliye Harcırahına Dair: Nakliye bütçesi ne olacaktır?  Nakliye bütçesinde sınırlamalar var mıdır? 

15 Nisan 2012 Pazar

İş'e Dair Konular

Başarılı bir expatriate dönemi geçirmek için, çalışan şirketin bu pozisyon ile kendisinden tam olarak ne beklediğini netleştirmelidir.  Bunun özellikle transfer dönemi öncesinde yazılı olarak yapılması son derece önemlidir.

·         Transfer dönemindeki ilgili müdürler değişebilir, pozisyondan beklentiler de değişebilir.  Yanlış anlamaların önüne geçmek için, transfer öncesinde bu konuları yazılı teyitleşmek, hem çalışan hem de gelecekteki müdürler için referans olacaktır,

·         Zamanla ilgili birimin fonksiyonu ve hedefleri değişebilir.  Bu arada expatriate olarak yapılan faaliyetler, değişen fonksiyon ve hedeflere göre manasız ya da etkisiz kalabilir.  Dolayısı ile bu konuların transfer dönemi öncesinde netleştirilmesi, ilerideki yanlış anlamaları önleyecektir.

·         Expatriate, transfer sonrası yeni müdür veya biriminin görev-hedef değişiklikleri halinde, yine (sene sonu/başı gibi dönemlerde), bu konuları yazılı teyitleşebilir.

Ancak herhangi bir değişiklik olmasa bile, çalışanın görevinin ve hedeflerinin tam olarak ne olduğunun yazılı olarak dönem başında kesinleştirilmesi, başarının önemli bir belirleyicisidir.  Şeffaf olarak iş ile ilgili konular karşılıklı olarak anlaşıldığında hem şirket açısından, hem de expatriate açısından net ve verimli bir çalışma ortamı oluşacaktır.  Bu konular ve kısa açıklamaları:

Pozisyon: Expatriate döneminde hangi pozisyonda görev yapılacak?  İş kartında yazacak “pozisyon ismi” (title) ne olacak?

İş Tanımı: Yeni pozisyonun iş tanımı nedir?  Bu tanım net ve anlaşılabilir olduğu kadar kapsayıcı da olmalıdır.  Yurtdışında görev yaptığı sürece, çalışan hangi alanda, ne tip faaliyetler gösterecektir?

Şirket:  Çalışan hangi şirketin bordrosunda yer alacak?  Pozisyon maddesinde belirttiğim gibi, çalışanın iş kartında yazacak şirket hangisi olacak? Bu özellikle aynı ülkede birden fazla şirket ve fonksiyon ile faaliyet gösteren şirketler için önemli.

Direk Rapor: Çalışan kime direk rapor edecektir?  Paralel rapor etmesi gereken başka kimseler (hangi şirketten/ne pozisyondalar belirtilmeli) var mı?  Expatriate’tan idari konular ile ilgili sorumlu kişi direk rapor edeceği kişiden farklı ise belirtilmelidir (örneğin İnsan Kaynakları Direktörü vs). 

Ofis:  Çalışan hangi ofiste bulunacaktır?  Ya da ev ofisi (home office) olarak görev yapacaksa belirtilmelidir.

Hedefler:  Kısa, orta ve/veya uzun dönemli hedefler nedir?  Hedefler net ve açık olarak belirtilmelidir.  Özellikle kısa dönem hedeflerden bahsediyorsak, bunların rakamsal olması çok önemlidir.  Ve bu rakamsal hedeflerin ne şekilde kimler tarafından hangi sıklıkla ölçüleceğinin de taraflar arasında netleştirilmesi gerekir.

Performans Kriterleri:  Çalışanın (veya görev yapacağı şirketin) bir önceki madde de bahsettiğimiz hedefler doğrultusunda göstereceği performans hangi kriterlere göre, nasıl değerlendirilecektir?  İngilizce KPI (Key Performance Indicators) diye de adlandırabileceğimiz bu kriterler arasında şirketler için “Satış Artışı” ve “Karlılık” önde gelirken kişilerin performans kriterleri, faaliyet alanlarına göre değişecektir.

Yetki ve Sorumluluk: Expatriate’ın yetkileri ne olacaktır?  Bu madde son derece önemlidir.  Çalışan hangi sınırlara kadar karar vericidir ve alacağı kararlar karşısında sorumlulukları ne olacaktır?  Ya da karar verme prosedürü ve süreçleri net olarak nasıldır?  Yetki ve sorumluluklar arasında görev yapacağı ülkenin yasalarına dair dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?  Örneğin şirket imza yetkisi, vs.

Bütçe:  Expatriate’ın kaynak olarak kullanacağı senelik veya proje bazlı bütçe ne olacaktır?  Bu personel bütçesi olabilir (kendisine bağlı olarak çalışacak ekip) ya da parasal bütçe olabilir (yatırım, satış ve pazarlama vb).

Kontrat İçeriği:  Süreli mi, süresiz mi olacaktır?  Hangi dilde, hangi ülkenin yasalarına göre yapılacaktır?  İhtilaf halinde, hangi ülkelerin yasaları geçerli olacaktır?

Anons:  Son olarak, transfer şirketler içinde ne zaman ve kimin tarafından anons edilecektir.  Şirket dışına (müşterilere, tedarikçilere vb) ne zaman ve kim tarafından anons edilecektir?  Anons edilirken verilecek mesaj da son derece önemlidir.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Önemli: Repatriation

Transfere dair kontrol listesi ile bu süreçte dikkat edilmesi gereken konuları olabildiğince açıklamaya çalışacağım.  Ancak öncesinde önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum.  Yurtdışındaki görev sonunda ne olacak?  Bu işleme “repatriation” adı da veriliyor.  Alternatifler aşağıdaki gibi olabilir:

·         Şirket çalışanına yurtdışındaki hizmeti sona erdiğinde, eski (yerel) şirketinde iş ve pozisyon garanti eder,

·         Şirket çalışanın eski şirketi ile ilişiğini tamamen keser, yurtdışı hizmet sonrası içinde herhangi bir taahhütte bulunmaz, o günkü şartlara göre ihtiyacı olan bir şirkette (yerel veya farklı bir operasyon) yeni pozisyon önerir veya önermez,

Hangi alternatif olursa olsun, transfer öncesinde yukarıdaki konuyu da yönetimle tartışmak faydalı olacaktır.  Kesin bir sonuca ulaşılamayacakta olsa, o andaki düşüncelerin bilinmesinde fayda var.

Bazen şirketlerde yazılı kurallar olmasa da, önceki genel uygulamalara bakarak da fikir sahibi olunabilir.  Örneğin şirkette expatriate olarak görev yapmış kişiler, bu dönemlerin sonunda ne yapmışlar?  Grupta kalmaya devam mı etmişler?  Sürekli rotasyona uğrayan bir expatriate kadrosu var mı?  Yoksa birer seferlik görevlerden sonra yerel operasyonlara mı dönüyorlar?

Tabi bazı genel prensipler olsa da, yurtdışı görev sonundaki yerel şirketin iş durumu ile karlılığı da belirleyici olacaktır.  Sonuçta expatriate olarak görev yapan kişi, daha önce yaptığı görevden pozisyon olarak daha yüksek bir göreve gelmeyi tercih edecektir.  Yerel şirkette böyle bir pozisyon olmayabilir.  Yine expatriate olarak görev yapmış kişinin döndüğü şirketin karlılık durumu, yüksek maaşlı yeni bir yöneticiyi tölore edemeyebilir.  Şirket açısından bu senaryolar mümkün iken, çalışan açısından da yurtdışı tecrübesinden sonra, eski şirketinde teklif edilen pozisyon maddi veya manevi olarak tatmin edici bulunmayabilir.  Edindiği tecrübeler ile yerel ülkesinde veya yurtdışında farklı bir şirkette yeni bir kariyer fırsatı yaratabilir.

Expat Yaşam Öncesi Kontrol Listesi

Yurtdışına expatriate olarak gidecek çalışanlara, şirketleri ile görüşmelerinde işlerine yarayacak, aşağıda benim hazırladığım ki gibi bir "Kontrol Listesini" gözden geçirmelerini öneririm.  Tabi bu liste İK alanında uzmanlık olmadan, sadece expat tecrübesine dayanarak hazırlanmıştır.  Muhtemelen İK dökümanlarında daha profösyönel çalışmalar mevcuttur.  Ancak benim transfer olduğum 2004 döneminde, internette bu alanda yeterince kaynak yoktu.

A.  İş’e Dair Konular

         A1.  Pozisyon

         A2.  İş Tanımı

         A3.  Şirket

         A4.  Direk Rapor

         A5.  Ofis

         A6.  Hedefler

A7.  Performans Kriterleri

A8.  Yetki ve Sorumluluk

A9.  Bütçe

A10 Kontrat İçeriği

         A11.  Anons

        

B.  Lojman ve Transfer Zamanına Dair Konular

         B1.  Transfer Zaman Planı

         B2.  Lojman Zaman Planı

         B3.  Ön Ziyaret

         B4.  Lojmana Dair

         B5.  Nakliyeye Dair

         B6.  Lojman Harcırahına Dair

         B7.  Nakliye Harcırahına Dair



C.  Maaş ve Gelir Paketine Dair Konular

         C1.  Maaş

         C2.  İkramiye

         C3.  Ödeme Şartları

         C4.  Sağlık Sigortası ve İlgili Konular

         C5.  Ulaşım

         C6.  İletişim

         C7.  Diğer Araçlar

         C8.  Çalışma Takvimi

         C9.  Seyahat Harcırahı



D.  Aile ile İlgili Konular

         D1.  Sağlık Sigortası ve İlgili Konular

         D2.  Evsiz Dönemdeki İkamet

         D3.  Çalışma Hayatı Tazminatı

         D4.  Okul



E.  Resmi işlemlere Dair Konular

         E1.  Oturma İzni Prosedürü ve Süreci

         E2.  Çalışma İzni Prosedürü ve Süreci

         E3.  Sosyal Sigorta Sistemleri

         E4.  Vergi İadeleri