1 Temmuz 2012 Pazar

Merkez Ofis vs Yerel Operasyon

Uluslararası faaliyet gösteren bir şirketin hem yerel operasyon şirketinde (LOC – Local Operating Company) Türkiye’de, hem de bölgesel merkezinde (HQ - Regional Headquarters) Frankfurt’ta görev yaptım.  Doğal olarak her ikisi de birbirinden çok farklı çalışma şekillerine ve ortamlarına sahipler.  Ve bu çalışma şekilleri herkesi mutlu etmeyebilir.  Bu yüzden bu konuyu kısaca vurgulamak istiyorum. 

Merkez Ofis:

·         Merkez ofisin temel görevi kendisine bağlı kardeş firmaların çalışmalarını kontrol etmek, genel olarak bölge çapında karlı bir operasyon yapılmasını sağlamaktır,

·         Her kardeş firma kendi hedefleri doğrultusunda faaliyet gösterdiği için, zaman zaman bunlar grubun genel çıkarlarına dikkat etmeyebilirler, işte merkez ofis bu durumlarda insiyatif alır ya da almalıdır,

·         Merkezi ofisin temel fonksiyonları arasında finans, hukuk, insan kaynakları, kurumsal iletişim, sosyal sorumluluk gibileri mevcuttur,

·         Merkez ofiste tüm grubun başkanı ve onun destek ekibi bulunur, bir nevi Genelkurmay gibi en üst düzey komutanın, Başkanın bulunduğu ofistir,

·         Direk müşteri takibi olmadığı için benim cansız ve donuk, diğer insanların sessiz şeklinde adlandırabileceği bir ortam mevcuttur, kütüphane ortamı da diyebiliriz,

·         Dönemsel olarak kardeş firmalardan gelen yöneticiler ile düzenli toplantılar yapılabilir, yine şirketin genel merkezinden gelen üst düzey yöneticiler ve müfettişler bu ofisi ziyaret edebilir,

·         Ancak çoğu zaman ofis çalışanları da seyahattedirler:  Yerel operasyon firmalarını düzenli ziyaret ederler,

 Yerel Operasyon Şirketi

 ·         Yerel operasyon şirketinin temel görevi sorumlu olduğu ülke veya ülkelerde pazar payını en yüksek seviyeye getirmek, karlı bir faaliyet göstermektir,

·         Ofis (satış, pazarlama, müşteri destek, teknik servis) fonksiyonlarına ek olarak üretim (fabrika) veya stok (depo) faaliyetleri olabilir,

·         Yerel pazardaki potansiyele veya gelişmişlik düzeyine göre sırası ile:

o   Farklı bir ülkedeki şirket tarafından uzaktan takip (ziyaretler ile),

o   Ülkede distribütör(ler) ve-veya toptancı(lar) oluşturulması,

o   Home ofis, liaizon ofis veya temsil ofisi kurulması,

o   Şirket kurulumu,

o   Gerekiyorsa farklı şehirlerde şube açılması,

o   Depo(lar) kurulması,

o   Fabrika(lar) kurulması,

·         Tüm bunlar yapılırken yerel bir firma ile ortak hareket edilebilir veya yerel kanunların elverdiği sürece 100% kendi sermayesi ile faaliyet gösterilebilir,

Yukarıda anlattığım genel ve bir anlamda klasik ayırım, şirketten şirkete, hatta endüstriye göre değişebilir.  Şirketlerinde farklı zamanlarda farklı yönetim ve faaliyet şekilleri olabiliyor.  Her geçen gün, yeni uygulamalara geçiliyor.  Merkezi fonksiyonlar, yerel şirketlerce paylaşılmaya başlıyor.  Örneğin bazı şirketler Türkiye operasyonlarına giderek daha fazla bölge takibi veriyorlar (Türkiye dışındaki ülkeleri de).  Öte yandan merkez ofislere, operasyonel fonksiyonlar da tanımlanabiliyor:  Key Account Sales, Global Marketing gibi bölgesel (hatta global) müşteri takibi veya Brand, Product, Category Management gibi Marka, Ürün yönetimi gibi.

İster genel merkezde olsun, ister yerel operasyonda olsun, expatriate olarak çalışmayı değerlendiren kişinin, teklifi kabul etmeden önce ne iş yapacağını bilmesi, ve bu işin kendisini tatmin edip etmeyeceğini değerlendirmesi çok önemli.  Sadece yurt dışında çalışmış olmak için, herhangi bir işi kabul etmek, ileride hayal kırıklıkları, iş tatminsizliği ve zaman kaybına yol açabilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder