Wikipedia’da
“repatriation” için “process of returning a person back to one's place of
origin or citizenship” açıklaması yapılmış.
Benim anlatmak istediğim konu, expatriate olarak görev yapan kişinin, bu
dönem veya dönemlerin sonunda, ülkesine dönüşü.
Eğer kendi ülkenizde çalışmaya başlayacaksanız, statünüz “expatriate” olmaktan çıkıp “yerel” statüsüne geri dönecektir. Bu da yurtdışında faaliyet gösterirken faydalandığınız bazı imkanların sona ermesi anlamına gelebilir. En başında da lojman desteği sayılabilir. Unutmamak lazım ki, her şirketin farklı uygulamaları olacaktır.
Geri dönüş ile ilgili vurgulamak istediklerim aşağıdaki gibidir:
Nakil için Konsolosluk İşlemleri
4-7-2007
Oturma ve Çalışma İzinlerinin İptali
Eğer kendi ülkenizde çalışmaya başlayacaksanız, statünüz “expatriate” olmaktan çıkıp “yerel” statüsüne geri dönecektir. Bu da yurtdışında faaliyet gösterirken faydalandığınız bazı imkanların sona ermesi anlamına gelebilir. En başında da lojman desteği sayılabilir. Unutmamak lazım ki, her şirketin farklı uygulamaları olacaktır.
Geri dönüş ile ilgili vurgulamak istediklerim aşağıdaki gibidir:
Nakil için Konsolosluk İşlemleri
Yurt
dışından dönerken, ev eşyalarının ithalatında gümrüklerde vergi alınmaması
için, konsoloslukta yapılması gereken bir işlem var. Yurtdışında (yanılmıyorsam) 3 sene ve daha
fazla kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları “Nakil İlmuhaberesi” işlemi
yaptırıyor, konsolosluğumuzda pasaporta bir damga vuruluyor: Örneğin benim pasaportuma (Açıklamalar
kısmına):
TC Frankfurt
Başkonsolosluğu
Pasaport
Hamili Türkiye’ye kesin dönüş yapmıştır4-7-2007
Şeklinde
açıklama yazılıp, damgalanmıştı. Bu
işlem çok önemli, çünkü eşyalar Türkiye’ye geldiğinde gümrükte bu yazı
gerekiyor, vergilendirme yapılmıyor.
Bizzat gidip, beyan işlemlerine katıldığım Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde
ise pasaporta aşağıdaki not düşülmüştü:
15-8-2007
tarihli sözlü beyan formuyla nakilhane hakkını kullanmıştır.
Oturma ve Çalışma İzinlerinin İptali
Yapılması
gereken işlemlerden biri de, oturma ve çalışma izinlerinin iptali. Almanya’da
bu işlem beni şaşırtacak kadar kolay ve zahmetsiz oldu (izinlerin alınmasına
göre). Ben çalışma izin iptali için, çalışma iznini aldığımız büroya, oturma
izninin iptali için, oturma iznini aldığımız yabancılar şubesine gideceğimi
düşünüyordum. Tek yaptığım, ikametimizin
olduğu belediyeye gidip, ülke dışına taşındığımızı beyan etmek oldu. Bunun dışında ben bizzat hiçbir işlem
yaptırmadım.
Nakliye İşlemleri
3 seneye
yakın oturduğumuz evi, Alman nakliyeciler iki günde paketledi. İlk gün 6 kişi, ikinci gün 5 kişi çalıştılar. Bahşiş verdiğimde ve öğle yemeklerini
ısmarladığımda sanırım şaşırdılar – tabi memnun oldular. Almanya’dan Türkiye’ye evimizin nakliyesi
10.000 EU’ya mal oldu. Ancak Türkiye’de
evimize gelmesi 3 haftayı aşmıştı. Deniz
yolu ile gelen eşyalar, geminin 1 hafta geç kalkması sonucu normalden daha
fazla sürede elimize geçti. Malların
gümrükten çekilmesi işlemi esnasında, benim de Beylikdüzü yakınındaki (Ambarlı)
limana gitmem gerekti. Bu süre esnasında pasaportum 8 gün gümrükte kaldı. Seyahat etme imkanım olmadı.
Diğer İşlemler
Yaşanılan
ülkeye göre farklı zaman ve prosedür gerektirebilir, ancak Almanya’da bu
işlemlerin oldukça kolay olduğunu belirtmeliyim:
·
Sigorta,
kasko iptalleri,
·
Ev-GSM
telefon hatlarının, internetin iptali,
·
Kablolu
tv aboneliğinin iptali,
·
Enerji
(gaz, elektrik, vs) aboneliklerinin iptali,
·
Diğer
üyeliklerin (spor kulübü, araba – örneğin Almanya’daki ADAC gibi, dergi-gazete
vs) iptali,
·
Ev
posta adresinin yönlendirilmesi, böylece belli bir süre ile gelecek mektupların
yerel ofise ulaştırılması,
·
Banka
hesaplarının kapatılması,
Aile ile İlgili
Geri dönüşte
aile ile ilgili de birçok konu ortaya çıkıyor tabi. Yeni eve yerleşme, çalışacak ise eşin iş
arayıp bulması, çalışmaya başlaması, belki de araba alınması, çocuklar okul
çağında iseler, okul bulunması, kayıt yapılması gibi.
Eğitim ile
ilgili önemli konular arasında transferin okulların tatil zamanlarına denk
getirilmesi var. Farklı zamanlarda transfer
halinde ise, bazen çalışan dönerken, aile okulların kapanmasını bekleyerek,
daha sonra dönebiliyor. Benim oğlum
henüz okul çağında olmadığı için böyle bir tecrübem olmadı. Almanya’da da yuvaya gidiyordu, İstanbul’a
döndüğünde de yuva eğitimine devam etti.
İstanbul’da yuvaya ilk başladığında çok mutlu idi, yuvada ilk günü
bittikten sonra akşam bana “baba bu yuvada herkes Türkçe konuşuyor” diyerek
hayret ve memnuniyetini dile getirmişti (Almanya tecrübesinde tüm yuvalarda
Almanca konuşulur hissine kapılarak).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder