12 Ağustos 2012 Pazar

Almanya'da Yaşam: Almancılar

Almanya’da doğup büyüyen gurbetçi adını verdiğimiz Türk nesil, Almanya’da Türkler ya da yabancılar olarak adlandırılırken, Türkiye’ye geldiklerinde de Almancı olarak çağırılıyorlar.  Ne tam olarak Türkiye’ye, ne de Almanya’ya aitler.  İki arada bir deredeler.  Kendilerine has bir kültürleri var.  Giyim biçimleri, konuşmaları, hobileri gibi birçok özellikleri, Türkiye’de yaşayan Türk’lerden oldukça farklı. Kendi aralarında konuşurken Almanca ve Türkçeyi karıştırıyorlar.  Örneğin telefonu kapatırken “hadi çüs” diyorlar.  Ancak konuşma esnasında Türkçe başlayıp bir çok kere Türkçe’den Almanca’ya geçtikleri, veya Almanca’dan Türkçe’ye geçtikleri oluyor.

Biz Almanya’da yaşadığımız sürece, Türk’lerin kendi dillerini konuşmamalarına dair ciddi bir baskı altında olduklarını hissettik.  Örneğin bir sabah ekmek almaya gittim.  Üç tezgahtardan ikisi Alman biri Türk’tü (yakalarında yazan isimlerden anladım).  Türkçe “Günaydın, iki ekmek alabilir miyim?” diye sorduğumda Almanca cevap verdi.  Türkçe konuşmak istemediğini anlayıp, İngilizce “Pardon, Almanca konuşmuyorum, siz İngilizce biliyor musunuz?” diye sorunca, “Ekmeğiniz hangi boy olsun?” diyerek cevap verdi.  Sonuçta ben Almanca, o da İngilizce bilmiyordu ve tercih etmese de Türkçe’de buluştuk.  Şahit olduğum buna benzer birçok durum, Alman işletmelerinde çalışanlarca Türkçe kullanımının hoş karşılanmadığı kanaatini oluşturdu.  Yazılı olmasa da sözlü olarak Türkçe kullanılmasını engelleyen işyeri kurallarının var olduğunu düşündüm.

Öte yandan Offenbach gibi şehirlerin Türk mahallelerinde dolaşırken, kendimizi yabancı bir ülkede değil, Türkiye’nin bir bölgesinde hissediyorduk.  Pastane camlarında “taze pide var” yazıları, berber’de “Açık-Kapalı” levhası, kuru temizlemeci'de “gömlek 2 EU” yazıları sadece Türkçeydi.  Ve Almanca açıklamaları yoktu.

Benim gördüğüm kadarı ile Almanya’ya çalışmaya gelen Türk’lerin bir kısmı kendilerini toplumdan izole etmiş.  Almanca öğrenmeye, Alman toplumuna entegre olmaya, Alman günlük yaşamının bir parçası olmaya gayret göstermemişler.  Bu kesimin çocuklarının bir kısmı benzer geleneği sürdürüyorlar.  Eninde sonunda Türkiye’ye döneceklerini hissettiriyorlar.  Eğitime devam etmiyorlar.  Yani anlıyacağınız, Almanya’da 30-40 yıl yaşayıp da, Almanca cümle kuramayan Türk’ler var.  Bu da Almanları oldukça rahatsız ediyor.  Eğer ülkelerinde yaşanacak ise, mutlaka Almanca konuşulmasını istiyorlar.

Öte yandan önemli bir kesim ki çoğunluk olduğuna inanıyorum, artık Alman toplumunun bir parçası.  Bu kişiler hayatları boyunca Almanya’da yaşayacaklarını biliyorlar, Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyorlar.  Bir yandan Alman toplumuna entegre olurken, diğer yandan Türk olmanın gururunu her zaman hissediyorlar ve Almanlara da Türklüğü daha çok anlatıyorlar.  Almanca’yı ana dilleri gibi, hatta Türkçe’den daha akıcı konuşuyorlar.

Alman toplumunda genel olarak Türklere karşı önyargı yok diyen yalan söyler.  Sadece Alman toplumunda değil, tüm Batı Avrupa ülkelerine Türklere karşı önyargı ile yaklaşılıyor.  Sebeplerini, sonuçlarını vs tartışmak için değil, sadece bir saptama yapmak için belirtiyorum.  Komşularımız bizim Türk olduğumuzu hiç düşünmemişler, Amerikalı bir aile sanmışlar.  Birisi daha önce İngilizce konuşan bir Türk görmediği için böyle düşündüğünü söylemişti.

“Neredeyse Çalışmak Zorunda Kalacağız”

Almanya’ya ilk geldiğimiz günlerde (2004 sonu, 2005 başı) Türk televizyon kanalı olarak sadece TRT-Int seyredebiliyorduk.  Alman sosyal güvenlik kanunlarında değişiklikler yapılmış ve Almanya’daki sosyal haklar sınırlanmıştı.  TRT-Int’deki bir programda da Almanya’daki yaşayan Türkler ile röportaj yapılıp, sosyal güvenlik kanunlarında yapılan değişiklikler ile ilgili fikirleri soruluyordu.  Konuşanların çoğu son düzenlemeler ile devletin sosyal rolünün azaldığı yönünde eleştirilerde bulunuyordu.  Ben birinin sözlerini unutamıyorum “çok kötü oldu arkadaş, nerede o eski güzel günler, şimdi geldiğimiz hale bak, neredeyse çalışmak zorunda kalacağız”.  İnanması güç ama bazı Türk aileler devletten aldıkları çocuk destek aylıkları ve işsizlik maaşları ile herhangi bir işte çalışmadan geçinip gidiyormuş. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder